Ne Mutlu Türküm Diyene...
Seçek Panayırı Birlik Beraberlik Mesajları İle Gerçekleştirildi
Geri Dön
Seçek Panayırı Birlik Beraberlik Mesajları İle Gerçekleştirildi
Seçek Azınlık Eğitim ve Kültür Derneği’nin 28-29-30 Temmuz tarihlerinde düzenlediği ve yöre halkı ile tüm Batı Trakya’nın Seçek Yaylasına akın etmesine vesile olan 7 asırlık tarihi Seçek Panayırı gerçekleştirildi.
01/08/2017

Seçek Azınlık Eğitim ve Kültür Derneği’nin 28-29-30 Temmuz tarihlerinde düzenlediği ve yöre halkı ile tüm Batı Trakya’nın Seçek Yaylasına akın etmesine vesile olan 7 asırlık tarihi Seçek Panayırı gerçekleştirildi.

Seçek Yağlı Güreşleri ve Kültürel Etkinlikleri bu yıl 28 Temmuz 2017 Cuma günü Seçek Yaylasında okutulan Mevlid-i Şerif ve kılınan Cuma Namazı ile başladı.

İkinci gün 2017 Seçek Ağası Yusuf Çakır’ın Büyük Derbent köyünden yaylaya intikal etmesiyle başladı ve program Cumartesi günü küçük boylardaki eleme müsabakaları ve gece ünlü sanatçı Özgün’ün sahne alması ile zirve yaparak devam etti. 30 Temmuz Pazar günü misafirlerin alana teşrifi ve davul zurna ile karşılanmalarının ardından takdimle alana alınmaları ile başlayan programda önce protokol konuşmaları, ardından da Batı Trakya STK’larının folklor ekiplerinin gösterileri ile devam etti. Öğleden sonra alt boylardaki final ve başpehlivanlık güreşleri ile devam eden tarihi 2017 Seçek Panayırı müsabakalar sonrası düzenlenen ödül töreniyle sona erdi.

Seçek Yağlı Güreşleri ve Kültürel Etkinliklerine anavatanda yaşayan Batı Trakya Türklerini ve derneğimizi temsilen Genel Başkan Yardımcımız Dr. Mehmet Hasanoğlu ile birlikte Bursa Batı Trakya Spor Kulübü Osmangazi Şube Başkanı Av. Orhan Kayalı katıldı. Ayrıca T.C. Gümülcine Başkonsolosu Ali Rıza Akıncı, Gümülcine Seçilmiş Müftüsü ve Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı İbrahim Şerif, Rodop Milletvekili İlhan Ahmet, DEB Partisi Başkan Yardımcısı ve İskeçe Türk Birliği Başkanı Ozan Ahmetoğlu, Doğu Makedonya – Trakya Eyalet Başkan Yardımcısı Ahmet İbram, Kozlukebir Belediye Başkanı Rıdvan Ahmet, Mustofçova Belediye Başkanı Cemil Kabza, Gümülcine Türk Gençler Birliği Başkanı Necat Ahmet, Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği Başkanı Av. Ercan Ahmet, Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği Başkanı Aydın Ahmet, BİHLİMDER Başkanı Mehmet Emin Ahmet, Güney Meriç Azınlık Derneği Başkanı Bekir Mustafa, Batı Trakya Camileri Din Görevlileri Derneği Başkanı Sadık Sadık,  Dimetoka Müslüman Derneği Başkanı Süleyman Macır, BAKEŞ Müdürü Pervin Hayrullah ile çok sayıda STK başkan, yönetici ve temsilcisi ile Batı Trakya Türk Azınlığı mensupları katıldı.

Bir dakikalık saygı duruşunun ardından Seçek Azınlık Eğitim ve Kültür Derneği Başkanı Mesut Şerif açılış konuşmasını yaptı. Devamında sırasıyla Kozlukebir Belediye Başkanı Rıdvan Ahmet, Doğu Makedonya – Trakya Eyalet Başkan Yardımcısı Ahmet İbram, DEB Partisi Başkan Yardımcısı Ozan Ahmetoğlu, Rodop Milletvekili İlhan Ahmet, Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif, Gümülcine Türk Gençler Birliği Başkanı Necat Ahmet, Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Genel Başkan Yardımcısı Dr. Mehmet Hasanoğlu ve T.C. Gümülcine Başkonsolosu Ali Rıza Akıncı söz alarak binlerce soydaşı selamlayarak yaptıkları konuşmalarda birlik ve beraberlik mesajı verdiler.

Seçek Azınlık Eğitim ve Kültür Derneği Başkanı Mesut Şerif

Sevgili konuklarımız, 700 yıldan beri kesintisiz bir şekilde icra edilen bu tarihi gelenek malumunuz olduğu üzere yakın tarihe kadar bu işe gönüllü, hevesli, maddi durumu müsait kişiler tarafından tek başına sürdürülerek geldi. Ancak katılımda artış görülmesi ve değişen hayat koşulları nedeniyle bir kişi tarafından yapılamaz hale geldi. Bu yüzden 1997 yılında kurulmuş derneğimiz bu işe el koydu. Üzerine aldı organizasyonu sponsorluğunu üstlendi. Masrafları karşılamak amacıyla istemeye istemeye giriş ücreti almak zorunda kaldı. Böyle sıcak bir yaz gününde bu tarihi mekanda toplanmamıza vesile olan bu yükü, bugünkü etkinliğin ve diğer benzeri sosyal faaliyetlerin birlik ve beraberliğimizi sağladığı sevgi ve saygıyı yarattığı, kardeşlik ruhunu güçlendirdiği, dayanışma ve kaynaşmamızı pekiştirdiği için çok büyük önem arz ettiği şüphe götürmez bir gerçektir. Yeri gelmişken bildiğim kadarıyla bu panayırın tarihçesine değinmek istiyorum. Tarih kitaplarında bunun hakkında doyurucu kesin bilgiye bugüne kadar ulaşılamamış sadece atalarımızdan gelen bilgiler bize ışık tuta gelmiştir ki bu bilgiler deyim yerindeyse efsaneleşmiştir. Bunları şöyle özetleyebilirim: Bulunduğumuz Seçek bölgesi uzak çevresi ile birlikte etrafımız Osmanlıların fetih orduları akıncı birlikleri tarafından fethedilince bu seferin şerefine bir kutlama şenliği düzenlenmesi uygun görülür. Nerede? Şu karşımızda gördüğünüz rüzgar türbinlerin  bulunduğu yerin zirvesi olan ve adı Koca Yayla ya da Gaziler Yaylası diye bilinen yerde. Bir rivayete göre ise biraz beride bu şenliklerin 1920’ye kadar yapıldığı ve bulunduğumuz şu yerin 34 kilometre kuzeyindeki Haraç Yaylası’nda yapılmıştır. Yeri hala besbellidir, merak edenler varsa gidip görebilirler. Buradan oraya vasıta ile gitmeye yol vardır.

O yaylanın adından ötürü bu panayırın eski adı yüz yıl öncesine kadar Haraç Panayırı idi. Buna dayanarak hemen o fetih sonrası yapılan ilk zafer şenliğinin Haraç Yaylası’nda yapılmış olduğu kuvvetle muhtemeldir. Yanılmıyorsam 1920’lerde çizilen Yunan-Bulgar sınır hattı Haraç Yaylası’nda panayırın yapıldığı yerin içinden/ortasından geçtiği için o günden itibaren bu panayırın yeri değiştirilmiş, 3, 4 kilometre güneydoğuya kaydırılarak bugünkü mekana yani Seçek Yaylası’na çekilmiştir. Ancak Bektaşi an’anesine göre bu anlattıklarımız da biraz çelişen şöyle bir söylence ve inanış şekli mevcuttur: Onlara göre Doğu Rumeli aslında fetih ordusu/akıncılardan önce “Rumeli’nin Gönül Fetihleri” diye adlandırılan ve sayılar 40 kişi olduğu için Kırklar olarak adlandırılan ve Peygamberimizin soyundan olup onun ruhani direktifi/emri ile de ta Horasan’dan kalkıp gelmiş olan bir evliyâ-derviş tâifesi tarafından fethedilmiş olup sözü ettiğimiz o zafer şenliği belirttiğim mekanda onlar yapmışlardır.

İster Akıncılar ister Kırklar olsun bu şenlikte ne yapmışlardır? Aralarında güreş tutmuşlar, şişler çevirip, çevirmeler pişirmişler, yiyip içmişler, evlenmişler böylece elde ettikleri zaferin tadını çıkarmışlardı.

Muhterem konuklarımız, işte biz de aynı bölge halkı olarak o gün bugün ata mirasımız olan bu adedi yapmaya uygulamaya çalışıyor; aynı geleneği canlı tutmaya/yaşatmaya, çocuklarımıza emanet olarak kalması için özen gösterip çaba sarf ediyoruz. Gayret edip onu günümüze kadar yaşanmış olan ecdadımızı huzurunuzda minnet, rahmet ve şükranla anar, ruhları şâd, yurtları Mekanları cennet olsun diyorum.

Diyebiliriz ki, aktiviteleri ile atalarımız Osmanlıların gelip bu bölgeyi fethedişlerini, hatıralarını, burayı bize vatan olarak bırakışlarını minnetle yad ediyoruz. Seçek Panayırı biz Müslüman Türklerin Batı Trakya’da yaşattıkları gelenek ve göreneklerinin ilk sırada belki başta gelenidir. Unutulmamalıdır ki bir ulusu ayakta tutan üç temel unsur vardır. Bunlar dil, din, gelenek ve göreneklerdir. Yüce Allah’a sonsuz şükürler olsun ki, biz bu üç temel şartı günümüze kadar koruyabildik. İnşallah bundan böyle de bunları korumayı başaracağız. Gönüllerimizde kuvvetli iman, ilahi aşk, aramızda birlik, beraberlik, kardeşlik ve ruh düşüncesi bulundukça, zulme karşı durup mazlumun yanında yer almaya devam ettikçe, hoşgörü ve barıştan yana oldukça, insan haklarına saygılı olduğumuz müddetçe, vatanımızın, devletimizin yasalarına sadık kaldıkça, tefrikadan ayrımcılıktan, bölücülükten, hasetlikten kaçındıkça, ırkçılık, mezhepçilik taassubu gütmeyip her türlü fitne ve fesattan uzak durdukça inşallah Cenab-ı Hak inayet ve yardımından bizleri mahrum nasipsiz burakmayacaktır.

Ey Batı Trakya Müslüman Türkü. Bir olalım, iri olalım, diri olalım. Zaman ayrılık, gayrılık zamanı değil, birlik beraberlik bütünleşme irileşme böylece kuvvetleşme, güçlenme zamanıdır. Dirilme, canlanma, silkinme, gözünü açma, birbirimize sıkıca sarılıp kenetlenme yek vücut olma zamanıdır. Şiirleri dilimizde düşmeyen Yunus’umuz ne güzel söylemiş:

Beri gel barışalım

Yad isek bilişelim

Sevelim, sevilelim

Dünya kimseye kalmaz

Ey kardeş dargınsak gel barışalım

Yabancı isek tanışalım

Biz sevelim ki bizi de sevsinsinler

Bu dünya kime kalmış da bize de kalsın.

Değerli gençler; Bize tuzak olarak kurulan cazip oyunlara gelmeyelim. Sadece kişisel çıkarlarını düşünen birkaç kişinin peşinden asla gitmeyelim. Gözlerimizi bir değil, 40 açalım. Son olarak şu dileğimi de arz edeyim: En küçüğünden en büyüğüne kadar, er meydanında boy ölçüşecek olan tüm yiğit pehlivanlarımıza, halk oyunları, folklor ekiplerimize ve koşu yarışmasına katılmaya gelen tüm koşucularımıza işlerinde metanet, cesaret ve başarılar dilerim.Derneğin adına hepinizi ve dahi gelmeyenleri, gelemeyenleri daha şimdiden önümüzdeki sene tekrar Seçek’e gelmeye davet ediyorum.”

Batı Trakya Türkleri Dayaınışma Derneği Genel Başkan Yardımcısı Dr. Mehmet Hasanoğlu

“Bugün Bursa’da yapılan Batı Trakya Panayırı ve Uluslararası Balkan Yağlı Güreş Şampiyonasına katıldığı için aramızda bulunamayan Genel Başkanım Av. Necmettin Hüseyin’in de selam ve muhabbetlerini getirdim.

Sevgili Batı Trakyalılar, hepinizin malumu yaklaşık 7 asırlık bir geleneği yaşatmak ve Batı Trakya Türk Azınlığı’nın birbirine kenetlenmesine vesile olan en eski şölenlerden birini ifa etmek adına bugün burada Seçek Yaylası’nda toplanmış bulunmaktayız.

Seçek demek; birlik demek, örf demek, tarih demek, kardeşlik demek, Seyid Ali Sultan’ın hoşgörüsünü, insan sevgisini, can demesini anlamak ve yaşatmak demektir.

Evet, Seçek Şenlikleri, yöre halkının 7 asırdır sürdürdüğü, son 20 yıldır da yine yöre halkının kurduğu Azınlık Seçek Eğitim ve Kültür Derneği tarafından organize edilen ve toplumun kaynaşmasına, buluşmasına vesile olan bir şölendir. Ama maalesef saygıdeğer hemşehrilerim, benimde mensubu ve bir parçası olmaktan onur ve gurur duyduğum Seyyid Ali Sultan Dergahı mensubu Alevi- Bektaşi canlarımızın bir kısmı artık kandırıldıklarından mı desem, masumane değerlerinin ellerinden gittiğine yönelik fısıltı gazetesi aracılığı ile dedikoduların yayılmasından mı desem, şer odaklarının oyununa gelmesinden mi desem; sanki 20 yıldır bizzat kendilerinin yoktan var ettikleri dernek başka bir dernekmiş gibi, Azınlık Seçek Eğitim ve Kültür Derneği’ne karşı çıkmaya başladılar. Gelin ne mücadele yapılacaksa bu dernek çatısı altında yapalım.                      

Saygıdeğer hemşehrilerim! Yıllarca aynı dini ritüellerle, dış mihrakların planlamaları ile FETÖ Terör Örgütü mensupları Batı Trakya’da kol gezdi ve Batı Trakya Türk azınlığını cemaatçi ve diğerleri diye bölmeye çalıştılar. Şimdi onlar can çekişirken maalesef benim masum Alevi-Bektaşi canlarım bu dış mihrakların oyununa gelip bizleri bölmek için kullanılıyor, bu oyuna gelmeyelim.

Sevgili Batı Trakyalılar, bizler yaklaşık iki yıl önce Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneğinin 54. Olağan Genel Kurulunda Genel Başkanım Av. Necmettin Hüseyin’in başkanlığında aday olduğumuzda bir söz vermiştik.

Türkiye’de yaşayan Batı Trakya Türklerinin sorunlarının kökünü kazımaktı ve geçtiğimiz aylarda gerçekleştirilen Rumeli - Balkan Çalıştaylarının sonucunda yayınlanan genelgeler ile de gerçekten Anavatanda yaşayan Batı Trakya Türklerinin 50 yıldır kronikleşen sorunlarının kökünü kazıdık. Bu sonucun alınmasında da en büyük katkıyı sağlayan eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı meslektaşım Dr. Mehmet Müezzinoğlu ile Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu’na ben toplumum huzurunda bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.

Sayın protokol, saygıdeğer hemşehrilerim, bizler 14 Mayıs 2017’de gerçekleşen 55. Olağan Genel Kurulumuzda tekrar yönetime seçilirken de Türkiye’deki sorunların kökünün kazınmasının rahatlığı ile yeni bir söz verdik. Anavatandaki sorunlar çözüldüğüne göre, bu dönemde gerekli tüm uluslararası dinamikleri harekete geçirerek, devletimiz Yunanistan’da faaliyet gösteren tüm azınlık STK ve diğer unsurlarla birlikte onların önderliğinde Lozan’dan doğan ve bu güne kadar gasp edilen haklarımızın mücadelesini vermek için yoğun çalışma yürütmenin sözünü verdik.

Bizler, Batı Trakya Türk Azınlığı olarak eğitim sorunumuzun, müftülük sorunumuzun, eşit statüde temsil hakkımızın olmamasının, en basiti elimizden alınan insanca yaşama hakkımızın mücadelesini vermemiz gerekir iken, maalesef birilerinin güdümü ile 21. Yüzyılda dini ritüellerin peşinde koşturularak, birlik beraberlik içinde olmamız gerekirken, parçalanma mücadelesini veriyoruz. Biz, bu dini ritüeller ile toplumu ayrıştırmayalım.

Ben, buradan tüm bölge insanına, ama özellikle de Alevi - Bektaşi canların bir kısmına seslenmek istiyorum. Oyuna gelmeyelim, Batı Trakya’da yaşayan azınlığın, tamamı Türk’tür ve Müslümandır. Bizim Batı Trakya Türk Azınlığı olarak tek bir mücadelemiz olması gerekir, o da hak arama mücadelemizdir.Devletime de seslenmek istiyorum, Batı Trakya Türk Azınlığı dünya üzerindeki en uysal azınlıktır. Batı Trakya Türklerinin tarihin hiçbir döneminde hukuk dışı bir mücadelesi olmamıştır ve olmayacaktır. Bizim tek isteğimiz Lozan’dan doğan ve gasp edilen haklarımızın iadesidir. Bu açıkça böyle bilinmelidir.

Evet sevgili canlar, ben sizleri bir kez daha birlik beraberlik içinde, bir olmaya, iri olmaya, diri olmaya davet ediyor; 7 asırdır süregelen bu yöre geleneğimizi de bir 7 asır daha Seyyid Ali Sultan’ın, Sarı Saltuk’ların, Ayvaz Dede’lerin bu topraklara getirdiği tasavvuf ruhunun, hoşgörünün, insan sevgisinin varlığı ile devam edeceğinden en ufak bir şüphem olmadan Genel Başkanım ve Batı Trakya Türkleri Dayanışma Dernekleri adına sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Birlik Beraberlik içinde sağlıcakla kalın.”

T.C. GÜMÜLCİNE BAŞKONSOLOSU ALİ RIZA AKICI

“Bugün burada 650 yıllık bir mirasın devamında biraraya geldik. Bu sadece bir güreş turnuvası, bir güreş şöleni değildir. Bu maddi ve manevi bir mirastır. 650 yıl rakamını telaffuz ettim. Ama gerçekte kökü Orta Asya'ya kadar dayanan 2000 yıllık bir mirastır. Güreşçilik, pehlivanlık sadece bilek gücünün, pazı gücünün ortaya konulduğu bir alan değildir. Pehlivanlık Hazreti Ali mesleğidir. Hazreti Hamza mesleğidir. Orta Asya'daki Türk alimlerinin uzantısıdır. Bir yönüyle gücün sergilendiği bir alan olmakla birlikte esasında güçle birlikte bizim geleneğimizde anılan merhametin, adaletin, cömertliğin, insan sevgisinin de sergilendiği bir alandır. Hazreti Ali'yi çok sevenlerin tekrar ettiği bir cümle vardır ve bizim geleneğimizde de zikredilir. “Lâ fetâ illâ Ali, Lâ seyfe illâ Zülfikâr” dediklerinde o "Feta" kelimesiyle ifade edilen yiğitlik, delikanlılık, aynı zamanda içinde merhameti, birlik beraberliği, insanları birleştirmeyi barındıran bir cümledir. Ve bizlere Horasan'dan Hoca Ahmet Yesevi'den, Hacı Bektaşi Veli'den, Mevlana'dan, Sarı Saltuklar'dan, Ayvaz Dedeler'den kalan bir mirastır. Burada Batı Trakya'da Gazi Evrenos beyi zikrederken, Seyyid Ali Sultanı da anmamız gerekir. Çünkü biri devleti, askerliği, kahramanlığı, yiğitliği ifade ederken; Seyyid Ali Sultan da insanları birleştirmeyi, merhameti, irfanı ifade etmektedir. Burada bu meydanda ikisinin de birleştiğini görüyoruz.

Değerli kardeşlerim, Hacı Bektaşi Veli'yi temsil eden ve hepimizin de zihninde olan bir resim vardır. Bu bir elinde arslan yada kurt, diğer elinde de ceylan tutar. Yani normal hayatta asla biraraya gelemeyecek iki unsuru birleştirebilen bu birliği merhameti ifade edebilen bir gelenektir. Dolayısıyla bu geleneği temsil ettiğini söyleyen hiç kimseye ayrılıkçılık yakışmaz. Belki bir çoğunuz ayrıntıları bilmiyorsunuz. Ama ben şu kadarını söyleyeyim; Ayrılıkçılık peşinde koşan ve sayıları aslında bir elin parmaklarını geçmeyip bazı kardeşlerimizin de saf ve samimi duygularını istismar eden insanların istediği her şeye "Evet" dendiğini ben biliyorum. Başlangıçta tartışma olarak öne sürdükleri her şeyi Seçek Derneği'nin de, bu toplumun önderlerinin de kabul ettiğini biliyorum. Türkçemizde bir atasözümüz vardır: "Üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek." Eğer maksat üzüm yemekse, burada 700 yıllık bir adeti devam ettirmekse, olması gereken şey bu meydanda birleşmektir. İnşallah öyle de olacak. Bunun geçici bir tartışma olduğunu ve en kısa zamanda da her şeyin yoluna gireceğine inanıyorum. Bu toplumda Batı Trakya Türk Azınlığı'nda bu ferasetin, bu basiretin, bu tarihi tecrübenin bulunduğunu çok iyi biliyorum. Dünyanın her yerinde mezhep, tarikat gelenek açısından ayırım olabilir ama Batı Trakya'da olacağına inanmıyorum. Çünkü sizler tavır ve davranış olarak ılımlı, medeni insanlarsınız. Yaşantı ve dünya görüşü olarak birbirinizi sorgulayan, hizaya çekmeye çalışan insanlar değilsiniz. Günlük hayatta bunun böyle olduğunu çok iyi biliyoruz. Dolayısıyla bu tartışmaların çok küçük bir çevreye ait olduğunu hepimiz rahatlıkla biliyor ve görüyoruz.

Değerli soydaşlarım, son olarak şunu vurgulamak istiyorum. Tarih çok önemlidir. Tarih bir toplumun kim olduğunu, nereden geldiğini, başkalarından niçin farklı olduğunu, hangi geleneğine mensup olduğunu en iyi anlatan gelenektir, söylemdir. Tarihi doğru anlamak zorundayız. Tarihte olup biten meseleleri bugüne taşımamakta özel bir gayret göstermek zorundayız. Bakınız İkinci Dünya savaşında 50 milyon insan öldü. Dünyanın en şiddetli ve en kanlı kavgasıdır. Ama aradan dört yıl geçtikten sonra Avrupa Birliği'nin temelleri atıldı. Başta Almanya ve Fransa olmak üzere, bütün tarihi tartışmaları, bütün trajedileri bir kenara bıraktılar, birleşmeleri gerektiği kanaatine vardılar. Peki biz neden 1300 yıl önceki tartışmaları, ayrılıkları hala bugüne taşıyoruz. Evet bir şeyler oldu, olmadı diyemeyiz. Ama bütün bu olanları öncelikle iyi öğrenmek, bu hadiselerin içinden sonradan ilave edilen unsurları temizlemek zorundayız. İkinci olarak şunu vurgulamak istiyorum. Lütfen Batı Trakya'nın dışında var olan tartışmaları buraya taşımayınız. Sizi ilgilendiren yada ilgilendirmeyen ama bu toplumun içinde var olmayan, bir takım meseleleri 'buraya aitmiş’ gibi birbirinizi bölen unsurlar haline lütfen getirmeyiniz. Benim şu kadar hayat tecrübemde tanıdığım en masum, dürüst, medeni, kendi halinde yaşayan toplumlardan birisiniz. Sorun yok demiyorum ama, bu sorunları da büyütmeye gerek yok. Sizler sizlere layık olduğu gibi birlik ve beraberlik içinde yolunuza devam etmek mecburiyetinizdesiniz. Sizleri saygı ve muhabbetle selamlıyorum.” Diyerek protokol konuşmaları bitti.

YAĞLI GÜREŞ FİNALLERİ 
Devamında ise güreş müsabakalarının finallerine geçildi. Kıyasıya geçen paşpehlivanlık mücadelesinde güreşçiler rakiplerini devirmeye çalıştı. Yunanistan, Türkiye ve Bulgaristan’dan güreşçilerin katıldığı Paşpehlivanlık mücadelesini bu yıl, uzun bir aradan sonra Batı Trakya Türklerinden bir güreşçi kazandı. Gümülcine’nin Yardımlı köyünden Niyazi İbiş tüm rakiplerini mağlup ederek SEÇEK 2017 Paşpehlivanı oldu. 

DERECEYE GİRENLER 
Yağlı Güreş müsabakalarında gruplarda dereceye girenler şöyle oluştu: 

MİNİKLER -1 
1- Harun HACI - Kurcalı 
2- Ayhan ORUÇ - Mehrikoz 
3- Enver KİRDALİ – Kurcalı 

MİNİKLER -2 
1- İlhan ORUÇ – Mehrikoz 
2- Emir KURU – Büyük Derbent 
3- Murat KURT – Büyük Derbent 

TOS KOPARANLAR 
1- Ercan BÖLÜKBAŞI – Evrenköy 
2- Hamza HACI – Kurcalı 
3- Şefket TANET – Gümülcine 

YEREL BÜYÜK BOY 
1- Niyazi İBİŞ - Gümülcine 
2- Selçuk BOĞAN – Gümülcine 
3- Ercan BÖLÜKBAŞI – Evrenköy 

KÜÇÜK ORTA 
1- Yiğit GİDER – Edirne 
2- Serkan MAKAS – Edirne 
3- Caner KOŞUM – Edirne 

BÜYÜK ORTA 
1- Umut GELEÇ – Edirne 
2- Ayhan AKTÜRK – Edirne 
3- Ufuk YANIK – Edirne 

BAŞ KATEGORİ 
1- Niyazi İBİŞ – Gümülcine 
2- Serkan ÜĞDİLER – Edirne 
3- Ayhan ÇELİK – Selanik 

Etkinlik Rehberi
24.07.2015 Yeni Websitemiz
Güncellenen yeni websitemiz yayına alınmıştır.
2015 Yılı Seçek Yağlı Güreşleri ve Kültürel Etkinlikleri - 1 Gün
"SEÇEK" Mertliğin, yiğitliğin yaşatıldığı 700 yıllık bir kültürdür.
2015 Yılı Seçek Yağlı Güreşleri ve Kültürel Etkinlikleri - Açılış
"SEÇEK" Mertliğin, yiğitliğin yaşatıldığı 700 yıllık bir kültürdür.
2015 Yılı Seçek Yağlı Güreşleri ve Kültürel Etkinlikleri - Finaller
"SEÇEK" Mertliğin, yiğitliğin yaşatıldığı 700 yıllık bir kültürdür.
17. BATI TRAKYALILAR PANAYIRI
17. Batı Trakyalılar Panayırı ve 11. Uluslararası Balkan Yağlı Güreş Şampiyonası
Alantepe Panayırı
Alantepe Panayırı 30 Ağustos Pazar Günü Hemetli (Organi) Bölgesinde Yapılacak.
Teşkilat Toplantısı
Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği 54. Dönem Teşkilat Toplantısı 28 Kasım 2015 Cumartesi Saat 11.00'da BTTDD Zeytinburnu Şubesi Toplantı Salonunda yapılacaktır.

Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği
Hacıbeşirağa Tekkesi Sok. No:5 Cağaloğlu,
İstanbul, Türkiye
Telefon : +90 212 519 70 13 - 14
Faks : +90 212 512 70 22
E-Posta : info@bttdd.org.tr
Hakkımızda
Haber Kategorileri
Batı Trakya
Sorunlarımız
Bilgiler
İletişim
İkamet İzinleri
Çalışma İzinleri
Batı Trakyanın Sesi
Meslek Rehberi
Burs Başvuru
Canlı Yayın
Haber Abonelik
Videolar
Şubeler
Batı Trakya Tarihi
Batı Trakya Harita
Basın Videoları
Tüm hakları saklı tutulmuştur.
Copyright © 2015