Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Genel Başkanı Hasan Küçük Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin İskeçe İli Türk Kadınları Kültür Derneği’nin davasına ilişkin kararı hakkında açıklamalarda bulundu.
Hasan Küçük Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin İskeçeİli Türk Kadınları Kültür Derneği’nin davasına ilişkin kararını memnuniyetle karşılıyoruz ve Yunanistan’ı kararları uygulamaya ve hakları iade etmeye davet ediyoruz diyerek başladığı açıklamasında;
“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, İskeçe İli Türk Kadınları Kültür Derneği’nin resmi tescil başvurusunun Yunanistan makamlarınca reddedilmesini, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 11. maddesi kapsamında toplantı ve dernek kurma özgürlüğünün ihlali olarak değerlendirmiş ve bu yönde oy birliğiyle karar vermiştir.
Mahkeme, Yunanistan’ın tescil reddine gerekçe olarak gösterdiği tanınan Müslüman azınlık ile tanınmayan Türk azınlık ayrımının kamu düzenini tehdit etmediğini vurgulamış; bu gerekçenin, zorlayıcı bir toplumsal ihtiyaç ile desteklenmediğini açıkça belirtmiştir.
Söz konusu karar, Yunanistanın ısrarla uygulamaktan kaçındığı İskeçe Türk Birliği, Meriç Azınlık Gençleri derneği ve Rodop İli Türk Kadınları Kültür Derneğinin lehine açıklanan kararlarla paralellik göstermektedir. Yunanistan tarafından derneklerin kapatılması ya da tescilinin reddedilmesi, temel insan hakları olan toplantı ve örgütlenme özgürlüklerinin açık bir ihlali olduğunu ortaya koymaktadır.
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi ise, İskeçe Türk Birliği ve benzeri davalarda AİHM kararlarının üzerinden 17 yıl geçmiş olmasına rağmen, Yunanistan’ın hala etkili ve tatmin edici uygulama adımları atmadığını kayda geçirmiştir. Komite, Yunanistan’a başvurucuların ihlal edilen haklarının iadesini sağlayacak somut bir yol haritası oluşturması çağrısında bulunmuş ve bu sürecin tamamlanması için Aralık 2025 tarihine kadar süre tanımıştır.
Bakanlar Komitesi ayrıca, benzer ihlallerin tekrarını önleyecek ulusal düzeyde yasal ve kurumsal reformların hayata geçirilmesi gerektiğini güçlü şekilde vurgulamıştır. Bu çağrı, Batı Trakya’daki Türk azınlık derneklerine yönelik süregelen keyfi ve ayrımcı uygulamaların sona erdirilmesi bakımından hayati öneme sahiptir.
Yunanistan’ın Uluslararası Yükümlülükleri Açısından değerlendirildiğinde;
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin hem İskeçe İli Türk Kadınları Kültür Derneği hem de İskeçe Türk Birliği kararlarını derhal ve tam olarak uygulamak,
Hak ihlallerine neden olan yapısal sorunları ortadan kaldırmak, yalnızca tazminat ödemekle yetinmemek,
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden doğan yükümlülüklerini ihlal etmemek ve Avrupa Konseyi denetim süreçlerinin güvenilirliğini zedelememek,
Yunanistan’ın asli sorumlulukları arasındadır.
Bu vesileyle çağrımızdır:
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin İskeçe İli Türk Kadınları Kültür Derneği ve İskeçe Türk Birliği kararları, Yunanistan’ın uluslararası hukuk ve Avrupa Konseyi üyeliğinden doğan yükümlülüklerini bir kez daha açıkça ortaya koymaktadır.
Yunanistanı, bu kararları gecikmeksizin ve eksiksiz biçimde uygulamaya; yalnızca bu iki kararla sınırlı kalmaksızın, her ne kadar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı olmasa da, 1983 yılında hem Yunanistan Anayasası’na hem de Lozan Antlaşması’na aykırı şekilde isimlerinde Türk kelimesi bulunması nedeniyle tabelaları sökülen Gümülcine Türk Gençler Birliği ve Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği’nin de tabelalarının yeniden asılmasına ve bu derneklerin faaliyetlerini özgürce yürütebilmelerine imkan tanıyacak kararların verilmesine, mağduriyetleri telafi etmeye ve Batı Trakya Türk Azınlığı’nın temel hak ve özgürlüklerine saygı göstermeye davet ediyoruz.” dedi.
Yalçın BAYER
SYRİZA, Türkler ve Batı Trakya
Yunanistan'ın 'ince' engellemelerine karşı, Dışişleri kadar Gümülcineli Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu'nun da ne kadar gayret ettiğini biliriz.
