31 Ağustos 1913’te Batı Trakya topraklarında kurulan ve Türk milletinin bağımsızlık iradesinin en güçlü örneklerinden biri olan Batı Trakya Türk Cumhuriyeti’nin 113. yıl dönümünü gururla anıyoruz.
Kısa ömürlü olmasına rağmen tarihte derin bir iz bırakan Batı Trakya Türk Cumhuriyeti, bugün yalnızca geçmişimizin bir sayfası değildir. O devlet, Batı Trakya Türklerinin kendi kimliğine, inancına ve geleceğine sahip çıkma iradesinin en önemli sembollerinden biridir.
Aradan geçen 113 yıla rağmen bizler, o gün ortaya konulan kararlılığı ve mücadele ruhunu yaşatmaya devam ediyoruz. Bugün Batı Trakya’da bir Türk ve Müslüman azınlık olarak varlığımızı sürdürüyorsak, bunu büyük ölçüde geçmişten aldığımız bu mücadele mirasına borçluyuz.
Lozan Antlaşması ile güvence altına alınan haklarımızın eksiksiz uygulanması, Batı Trakya Türklerinin en temel ve meşru talebidir. Kimliğimizin inkâr edilmesi, eğitim ve vakıf alanındaki sorunlarımız, müftülük meselesi ve yıllardır devam eden çeşitli kısıtlamalar, yalnızca bugünümüzü değil geleceğimizi de ilgilendiren meselelerdir.
Bizim beklentimiz ayrıcalık değil, hakkımız olanı almaktır. Uluslararası hukuk ve imzalanmış anlaşmalarla güvence altına alınmış haklarımızın eksiksiz biçimde uygulanmasını istemek ne bir tehdit ne de bir ayrıcalık talebidir. Bu, doğrudan doğruya adalet ve hukuk meselesidir.
Batı Trakya Türkleri bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kimliğine, diline, dinine, kültürüne ve tarihine sahip çıkacaktır. Bizi biz yapan değerlerden vazgeçmeden, haklarımızı hukuk içerisinde ve kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz.
Şunu açıkça ifade etmek isterim: Bir toplumun kimliğini yok sayarak kalıcı bir huzur ve iyi komşuluk ilişkisi kurulamaz. Türkiye ve Yunanistan arasındaki ilişkilerin gerçek anlamda güçlenmesinin yolu da Batı Trakya Türklerinin haklarına saygı gösterilmesinden geçmektedir.
Bizler çatışmadan değil, adaletten; gerilimden değil, karşılıklı saygıdan yanayız. Ancak barış ve dostluk çağrılarının anlamlı olabilmesi için herkesin kendi sorumluluğunu yerine getirmesi gerektiğine inanıyoruz.
113 yıl önce atalarımızın ortaya koyduğu irade bugün de yolumuzu aydınlatıyor. Onların bize bıraktığı en büyük miras; kimliğimize sahip çıkmak, haklarımızdan vazgeçmemek ve geleceğe güvenle yürümektir.
Batı Trakya Türkleri dün vardı, bugün var ve yarın da var olacaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle, Batı Trakya Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 113. yıl dönümünü saygı ve gururla anıyor; bu mücadele uğrunda emek veren ve bedel ödeyen büyüklerimizi rahmet ve minnetle yad ediyorum.
Batı Trakya Türkleri vardır, var olacaktır.
Yalçın BAYER
SYRİZA, Türkler ve Batı Trakya
Yunanistan'ın 'ince' engellemelerine karşı, Dışişleri kadar Gümülcineli Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu'nun da ne kadar gayret ettiğini biliriz.
