YENİ EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI HAYIRLI OLSUN
Yeni bir eğitim-öğretim yılına daha başlarken, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın ve gençlerimizin yeni eğitim yılını sağlık, huzur ve başarı içerisinde geçirmelerini diliyoruz.
Başta öğrencilerimiz olmak üzere, onları geleceğe hazırlayan kıymetli öğretmenlerimize ve ailelerimize başarılı ve verimli bir eğitim-öğretim yılı temenni ediyoruz.
Eğitim, bir toplumun yalnızca bugününü değil, yarınını da şekillendirir. Bir toplumun kendi diliyle eğitim alabilmesi ise o toplumun varlığını, kültürünü ve kimliğini gelecek nesillere taşımasının en temel şartlarından biridir.Bu nedenle Batı Trakya Türkleri açısından eğitim hakkı, herhangi bir siyasi gündemin parçası olarak görülemeyecek kadar temel bir meseledir.Yunanistan’da Batı Trakya Türklerine ait Türk azınlık okullarının yıllardır sistematik biçimde azaltılması ve yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde 8 Türk azınlık ilkokulunun daha kapatılması, bizler açısından kabul edilemez bir tablonun devamıdır.Her kapatılan Türk azınlık okulu, yalnızca bir okulun kapanması değildir. Bu uygulama, Batı Trakya Türklerinin kendi ana dilinde eğitim alma hakkını ve kendi kültürünü, tarihini ve kimliğini gelecek nesillere aktarma imkânını doğrudan etkilemektedir.
Tam da bu noktada, Türkiye’nin Yunanistan’a ve Yunanistan vatandaşlarına yönelik gösterdiği hassasiyetin karşılığının Yunanistan tarafından Batı Trakya Türklerine gösterilmesini bekliyoruz.Türkiye’de Yunanistan’ın talepleri ve Yunanistan’daki kurumların geleceği gündeme geldiğinde Türkiye Cumhuriyeti’nin sergilediği yaklaşım ortadadır. Buna karşılık Yunanistan’da Batı Trakya Türklerinin mevcut hakları daraltılırken Türk azınlık okullarının kapatılmaya devam edilmesi ciddi bir çelişkidir.Bu çelişki özellikle Heybeliada Ruhban Okulu meselesinde daha da belirgin hâle gelmektedir.Türkiye’nin Yunanistan’a gösterdiği hassasiyet ve ortaya koyduğu yaklaşım karşısında, Yunanistan’ın aynı hassasiyeti Batı Trakya Türklerinin eğitim kurumları konusunda göstermemesi kabul edilemez.Batı Trakya Türklerinin okulları birer birer kapatılırken, Türk azınlığın eğitim hakkı fiilen daraltılırken, Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması yönünde adımlar atılmasını mevcut şartlar içerisinde mütekabiliyet ve hakkaniyet açısından doğru bulmuyoruz.
Burada altını özellikle çizmek isteriz:Bizim itirazımız inanç özgürlüğüne değildir. Bizim itirazımız, hak ve yükümlülüklerin tek taraflı işletilmesine ve Türkiye’den gösterilen hassasiyetin karşılığının Yunanistan tarafından gösterilmemesine yöneliktir.Lozan Barış Antlaşması ile ortaya konulan hak ve yükümlülükler bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Türkiye’nin Yunanistan’a gösterdiği hassasiyet, Yunanistan’ın da Batı Trakya Türklerinin haklarına göstereceği hassasiyetle karşılık bulmalıdır.Mütekabiliyet bir pazarlık unsuru değildir. Mütekabiliyet, karşılıklı hakların ve sorumlulukların gözetilmesi; bir tarafın hassasiyetinin diğer tarafça da dikkate alınmasıdır.
Yunanistan, Türkiye’den beklediği hassasiyeti kendi ülkesinde yaşayan Batı Trakya Türklerine de göstermek zorundadır.Türk azınlık okullarını kapatırken Türkiye’den sürekli anlayış beklemek; buna karşılık kendi talepleri söz konusu olduğunda Türkiye’nin attığı adımları yeterli görmek, iyi komşuluk ilişkileriyle ve karşılıklı saygı anlayışıyla bağdaşmamaktadır.Bizler, Batı Trakya Türkleri olarak kendi dilimizde eğitim hakkımızdan, kültürümüzden ve kimliğimizden vazgeçmeyeceğiz.Türk azınlık okullarının kapatılmasına karşı olduğumuzu bir kez daha açıkça ifade ediyor; çocuklarımızın kendi ana dillerinde eğitim alabildiği, Türk azınlık okullarının kapatılmak yerine güçlendirildiği ve uluslararası anlaşmalarla güvence altına alınmış haklarımızın eksiksiz şekilde uygulandığı bir gelecek için mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.Yeni eğitim-öğretim yılının tüm öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve ailelerimize hayırlı olmasını diliyoruz.Batı Trakya Türklerinin eğitim hakkı bir lütuf değil, uluslararası hukukla güvence altına alınmış temel bir haktır.Batı Trakya Türkleri, kendi diliyle, kendi kültürüyle ve kendi kimliğiyle var olmaya devam edecektir.
Yalçın BAYER
SYRİZA, Türkler ve Batı Trakya
Yunanistan'ın 'ince' engellemelerine karşı, Dışişleri kadar Gümülcineli Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu'nun da ne kadar gayret ettiğini biliriz.
