Her yıl düzenli olarak tekrarlanan ve bu yıl bu yıl 34. sü düzenlenen Selanik’ten Samsun’a “Atam İzindeyiz Etkinliği ve Atatürk'ü Anma ve Barış Koşusu” kapsamında, Selanik'te Atatürk'ün doğduğu evin bahçesinden alınan toprak, İpsala Sınır Kapısı'nda Genel Başkan Hasan Küçük tarafından 19 Mayısta resmi törenlerde Samsun Valisine teslim etmek üzere teslim alındı.
Törene Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Genel Başkanı Hasan Küçük, T.C. Gümülcine Muavin Konsolosu Murat Çulha, İpsala Kaymakamı Ekrem Güngör, İpsala Belediye Başkanı Abdullah Naci Ünsal, İpsala İlçe Emniyet Müdürü Hüsnü Cengiz, Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Genel Sekreteri Besim İsmailbaşa, Keşan Şube Başkanı Ayhan Beyli ve yöneticileri katıldı.
Tören saat 10.00’da saygı duruşundan sonra Keşan bandosu eşliğinde söylenen İstiklal Marşı ile başladı.
Programın ilk konuşmasını Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Genel Başkanı Hasan Küçük yaptı.
Küçük yaptığı konuşmada;" Sayın Kaymakamım, Sayın Konsolosum, Atletizm Federasyonunun değerli temsilcileri, değerli sporcular, sevgili İpsala’lılar, sevgili Batı Trakyalılar hepinizi şahsım ve Türkiye genelinde bulunan 13 şubesi, 7 temsilciliği, 2 spor kulübü ve 2 vakfı ile faaliyet gösteren Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Genel Başkanı olarak saygı ve sevgi ile selamlıyorum.
Otuzdört yıldır bu geleneksel organizasyonun bir parçasıyız ve bu organizasyonun bir parçası olmaktan onur ve gurur duyuyoruz. Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün dünyaya gözlerini açtığı Selanik'teki evinden alınan toprağın, cumhuriyetin kuruluşunun beşiği olan Samsun’a taşınması Türk halkı ve Batı Trakyalı soydaşlar için özel ve manevi bir değer taşımaktadır. Bu etkinlik, özünde, hep birlikte omuz omuza kurduğumuz cumhuriyetimize ilelebet bağlı kalma yeminimizin bir simgesidir.
Bizler Batı Trakya’dan gelmiş, Türkiye’de yaşamaya devam eden, orada kalan yakınlarımız dışında göç etmek zorunda kalan insanlarız ve Türkiye Cumhuriyeti’nden oradaki insanlarımıza sahip çıkmaya devam ediyoruz Onların sorunlarını gerek Türkiye’de gerekse Batı Trakya’da, uluslararası kamuoyunda, taşınması gereken her yere taşımaya devam ediyoruz. Buraya gelirken büyük coşkuyla geliyoruz. Bizler burada her yıl yaşattığımız bu organizasyonda Türk Milletinin özgürlüğe kurtuluşa ve kuruluşa ilk adımın atıldığı gün olarak bugünü anıyoruz. Ve hiçbir zaman esareti yaşamamış kabullenmemiş bir toplumun, özgürlüğün gerçek anlamda değerini bilen bir toplumun, o insanların çektiği acılar karşısında verdiği tepkilere de artık uluslararası camianın kulaklarını tıkamaması gerektiğine inanıyoruz.
Bizler açısından Batı Trakya konusu özeline geldiğimizde Türkiye’de Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği olarak bürokratik anlamda birçok sorunun çözüldüğüne şahit olduk. Türkiye’de yaşanan sıkıntılara yüzde doksan oranında çözümler üretildi. Tabi bizler dernek olarak Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde bulunmamıza, yaşamamıza rağmen, bir yanımız sınırın öbür yakası, suyun öbür yakasında, Batı Trakya’da.
Var oluş mücadelemizi Lozan antlaşmasından beri sürdürmeye devam ettiğimiz suyun öte yanında, 1980’li yıllardan bu yana ayyuka çıkan hak gaspları ile birlikte, o günden bu güne yaşanan bu süreçte bir komşunun göstermesi gereken hassasiyeti vatanımız dediğimiz Yunanistan’da görememiş olmanın üzüntüsünü yaşıyoruz. Okullarımız kapanıyor, oradaki derneklerimiz açılmamaya devam ediyor, müftülerimiz ısrarla atanmıyor. Bizler yetkilileri azınlığımızın seçtiği iki müftüyü atamaya davet ediyoruz. Gelin orada kapanan okullarımızı yeniden ihya edelim ve azınlık adına o okulları tekrar kazandıralım. Bizler artık haklarımıza kavuşmak istiyoruz ve ben buradan Yunanistan’a sizlerin huzurunda bir kez daha çağrıda bulunmak istiyorum. Buradan, sınır boyundan sesimizin oraya daha gür gideceğini düşünüyorum ve diyorum ki; Batı Trakya Türk toplumu adına biraz olsun mesafe kat edin. Gelin oradaki azınlık okullarını yeniden açın, oradaki azınlık kurumlarımızın tabelalarını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları gereği gelin yerine asın. Gelin iki müftümüzü atayın ve bu toplum, iki toplum adına atılan bu adımla tarihe altın harflerle adınızı yazsın.
Sözlerimi sonlandırırken, Hepinize tekrar saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Ne Mutlu Türküm Diyene” dedi.
İpsala Anadolu Lisesi öğrencisi Önder Can Öztürk “Mustafa Kemal Seslense” isimli şiiri okumasının ardından halk oyunları ekibi gösterilerini sundu.
Törenin sonunda günün anısına Genel Başkan Hasan Küçük, T.C. Gümülcine Muavin Konsolosu Murat Çulha, İpsala Kaymakamı Ekrem Güngör, İpsala Belediye Başkanı Abdullah Naci Ünsal’a plaket sundu ve İpsala Kaymakamı Ekrem Güngör’den Ata toprağını Samsun’a götürmek üzere teslim aldı.
Yalçın BAYER
SYRİZA, Türkler ve Batı Trakya
Yunanistan'ın 'ince' engellemelerine karşı, Dışişleri kadar Gümülcineli Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu'nun da ne kadar gayret ettiğini biliriz.






