İskeçe Seçilmiş Müftüsü Ahmet Mete ve Gökçepınar köyü imamı Erkan Azizoğlu “makam gaspı” iddiasıyla yargılandıkları Selanik Tek Hakimli Ceza Mahkemesi’nde 7’şer ay hapis cezasına çarptırılmaları sebebi ile Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Genel Başkanı Av. Necmettin Hüseyin bir açıklama yaptı.
Hüseyin “Her zaman tekrarladığımız gibi Batı Trakya yine 30 yıl önceki Batı Trakya, Yunan devletinin Batı Trakya Türk Azınlığı üzerindeki baskıları yine 30 yıl önceki ile aynı baskılar.
1987 yılında Yüksek Yunan Yargısının aldığı ve bizler için yok hükmünde olan “Batı Trakya’da Türk yoktur bu sebeple de STK’ların tabelalarındaki Türk isimleri kaldırılmalıdır” kararı ile zirve yapan, 1990 yılından sonra seçilmiş müftülerin tanınmaması süreci, yine o yıllarda başlayan siyasi yargılamalar ile Batı Trakya Türk Azınlığı liderlerinin hapishanelere konulması, merhum liderimiz Dr. Sadık Ahmet’in şaibeli bir trafik kazası ile aramızdan ayrılması sürecindeki baskıcı politikalar maalesef 2017 yılında da azalmadan devam etmektedir.
İskeçe Seçilmiş Müftüsü Ahmet Mete’nin ve Gökçepınar İmamı Erkan Azizoğlu'nun, geçen yıl askerlik görevini yaparken hayatını kaybeden Ahmet Katunlu’nun Gökçepınar köyünde yapılan cenaze töreninde “makam gaspı” ve "atanmış müftünün görevini yapmasına engel olmak" suçlarında bulunduğu iddiasıyla İskeçe savcısının re'sen başlattığı suç duyurusu sonucunda açılan dava 13 Kasım Pazartesi günü Selanik Tek Hakimli Ceza Mahkemesi’nde görüşülüp, 7 ay hapis cezası ile sonuçlanan dava da bize açıkça göstermiştir ki Yunan devleti, Batı Trakya Türk Azınlığının dini vecibelerini bile yerine getirmesine dahi tahammül edemeyen bir siyasi iktidar ile karşı karşıyayız.
Yine bu yargılamaya paralel olarak Gümülcine Secilmiş Müftüsü İbrahim şerif aleyhine şikayetler yaptırmak sureti ile daha geçen hafta sekizinci kez ifadeye çağrılması ve son bir haftadır da müftülük yetkilerinin Lozan Antlaşmasına ve ikili antlaşmalara aykırı olarak tırpanlanmasını içeren düzenlenmeler yapılacağı açıklamaları olayın nereye doğru sürüklenmeye çalışıldığının açık göstergesidir.
Bu mahkumiyet kararıve buna paralel seyreden gelişmeler göstermektedir ki, artık Yunan devletine göre Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığının dini özgürlüğü dahi yoktur. Mahkum edilmeye çalışılan müftü şahsında bir bütün olarak Batı Trakya Türk Azınlığıdır, toplumun inancıdır, hatta İslamiyettir.
Bizler Yunan devlet tarihine kara bir leke olarak geçecek olan bu mahkumiyet kararının itiraz edilen üst mahkemeden geri döneceğini umut ederek bir kez daha İskeçe Seçilmiş Müftüsü Ahmet Mete ve Gökçepınar İmamı Erkan Azizoğlu'na geçmiş olsun dileklerimizi iletir. Her daim yanlarında olduğumuzu beyan ederiz.
Ayrıca daha önce de açıkladığımız gibi Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği olarak anavatanda yaşayan Batı Trakya Türklerinin sorunlarının kökünün kazınmış olmasının rahatlığı ile de önümüzdeki süreçte Batı Trakya Türk Azınlığının Lozan’dan doğan ve bu güne kadar gasp edilen haklarının geri kazanımı için de tüm enerjimizi Batı Trakya’ya ayıracağımızı bir kez daha kamuoyuna duyurmak isterim” dedi.
Yalçın BAYER
SYRİZA, Türkler ve Batı Trakya
Yunanistan'ın 'ince' engellemelerine karşı, Dışişleri kadar Gümülcineli Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu'nun da ne kadar gayret ettiğini biliriz.
