Bu yıl, 102. yılı kutlanan 18 Mart Çanakkale Zaferi hakkında açıklama yapan Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Genel Başkanı Av. Necmettin Hüseyin "Tarihini unutan bir toplum tükenmeye mahkumdur" diyerek,
"Bundan tam 102 yıl önce 1. Dünya Savaşının en şiddetli sürdüğü dönemlerde İtilaf Devletleri Osmanlı'nın Başkenti İstanbul'u ele geçirerek müttefik devletlerden birini devre dışı bırakmak ve Çanakkale ile İstanbul Boğazının kontrolünü ellerinde tutarak Rusya'ya güvenli bir ikmal koridoru açma düşüncesi ile gelip dayandıkları Çanakkale Boğazı'nda 19 Şubat'ta başlayan deniz savaşı 18 Mart 1915'te Osmanlı Ordusunun zaferi ile bitmiştir. Geri çekilmek zorunda kalan İngiliz ve Fransız Donanmaları daha sonra 25 Nisan 1915'te Gelibolu Yarımadasına çıkarma yaparak denizden geçemedikleri Çanakkale Boğazını karadan zapt ederek geçmeyi denemiş ama 9 Ocak 1916'da Osmanlı Ordusunun büyük zaferi ile biten kara savaşını da kaybetmiş ve Çanakkaleyi geçememişlerdir.
Toplamda 250 bin civarında şehidimizin olduğu deniz ve kara savaşında, bir o kadar da işgal kuvvetleri askeri hayatını kaybetmiştir.
Türk Ordusunun destan yazdığı ve Gelibolu Yarımadasının her metre karesine beş insan hayatının düştüğü düşünülür ise bugün sahip olduğumuz 783 bin 562 metre karelik bu vatan toprağının değerini daha iyi anlamış oluruz.
100 yıl önce omuz omuza mücadele eden kardeş Türk Milleti bugün de yine dış mihrakların kışkırtmaları ile kendini bilmezlere pabuç bırakmayacak ve geçirmekte olduğumuz bu zor günleri en kısa sürede atlatarak, kardeşçe Türkiye Cumhuriyetinin ilelebet bekçileri olacaktır.
Bu düşüncelerle 18 Mart Çanakkale Zaferinin 102. yılı kutlamalarının Türk Milletinin bir bütün olarak bir arada yaşaması için bir vesile olmasını, başta Çanakkale Zaferinin Kara Savaşlarının gizli kahramanı ve Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK ve bugüne kadar ebediyete göç etmiş tüm şehitlerimizin ruhlarını şad ederek bir kez daha kutlarım" dedi.
Yalçın BAYER
SYRİZA, Türkler ve Batı Trakya
Yunanistan'ın 'ince' engellemelerine karşı, Dışişleri kadar Gümülcineli Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu'nun da ne kadar gayret ettiğini biliriz.
