Son dönemde Batı Trakya’da ortaya konmaya çalışılan senaryolar ile Batı Trakya Türklerinin içine çekilmeye çalışıldığı kaos ortamına biz geçmişte çekilemediğimiz gibi bu gün de bunu amaçlayanlar başaramayacaklardır.
7 Aralık gecesi Gümülcine’de tefrişatı devam eden yeni DEB Partisi Genel Merkezine düzenlenen ve liderimiz Dr. Sadık Ahmet’in hatırasına yapılan saldırının üzerindeki toz bulutları aralanmadan ve failleri yakalanmadan bu gün de geçtiğimiz günlerde İskeçe Seçilmiş Müftüsü ve Azınlık Danışma Kurulu Başkanı Ahmet Mete’nin evinin önünde bir din görevlisine, DEB Partisi saldırısını da gerçekleştirdiğini beyan eden karanlık güçler tarafından bir saldırı düzenlenmiş, din görevlisi bir minibüse yaka paça bindirilmiş, çeşitli hakaretlere maruz kalmış ve İskeçe Seçilmiş Müftüsü Sayın Mete’ye tehdit ve göz dağları verilerek kendisine bunları iletmesi tembihlenerek yola bırakılmıştır.
Yaklaşık 10 gün önce 28 Ocak 2016 tarihinde olan ve adli makamlara intikal ettirilen DEB Partisine yapılan saldırı gibi hala aydınlatılamayan bu vahim olayın bu güne kadar sadece kaos ortamı yaratmamak adına kamuoyu ile paylaşılmamış olması bile Batı Trakya Türklerinin ne kadar sağ duyu ve özenle hareket ettiklerinin ispatıdır.
Olay kamuoyuna yansıdıktan sonra da Batı Trakya Türk Azınlığı İskeçe Seçilmiş Müftülüğü web sitesinde Sayın Ahmet Mete’nin imzası ile dün yapılan açıklamada da dendiği gibi “Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı, her zaman vurguladığımız gibi teröre, insan hakları ihlallerine hiçbir zaman yakınlık duymamış aksine nefretle kınamış ve kınamaya devam edecektir”.
Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği olarak bizlerde bir kez daha vurgulamak isteriz ki Batı Trakya Türklerinin hiçbir zaman kara kaplı ajandası veya kapalı kapılar arkasında uyguladığı senaryoları olmamıştır ve olmayacaktır.
Batı Trakya Türklerinin bu güne kadar olduğu gibi bu günden sonra da tek mücadelesi insanca yaşamak için kazanımları olan haklarının iadesine kadar hukuk çerçevesindeki haklı mücadelesi olacaktır. Kendilerine bir misyon yüklediğini iddia eden kendini bu gruba sözde Trakya'nın bekçisi olduğunu iddia edenlere de cevabımız nettir. Azınlığı ile de çoğunluğu ile de Batı Trakya’da yaşayan insanlar kendini korur, bekçiye de ihtiyaçları yoktur.
Bu duygu ve düşüncelerle İskeçe Seçilmiş Müftümüz ve Azınlık Danışma Kurulu Başkanımız Sayın Ahmet Mete ve onun nezdinde Batı Trakya’da görev yapan tüm din görevlilerimize bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi iletir, her zaman ve her ortamda yanlarında olduğumuzu bilmelerini istediğimizi beyan ederim.
Av. Necmettin HÜSEYİN
Genel Başkan
İskeçe Müftülüğü Tarafından 06.02.2016 Tarihinde Yapılan Açıklama ;
Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı, her zaman vurguladığımız gibi teröre, insan hakları ihlallerine hiçbir zaman yakınlık duymamış aksine nefretle kınamış ve kınamaya devam edecektir.
Dünyanın sıkıntılar içinde olduğu ve Yunanistan'ın ekonomik krizde olması sebebiyle bölgemizde de bazı sıkıntılar zuhur etmektedir. Karanlık güçler Batı Trakya'da yaşayan azınlık ve çoğunluğunun huzurunu bozmaya çalışmaktadır. Ancak şu bilinmelidir ki bu kargaşalar herkesi etkilemektedir.
28 Ocak 2016 Perşembe akşamı aile dostumuz ve imam olan bir akrabam evime ziyaretime gelmiştir. Ziyaret esnasında yola bir iş için inmiş ve yüzleri maskeli, eldivenli, bu işi iyi bilen, eğitimli kişiler tarafından bir minibüse yakapaşa alınarak, yüzü ve ağzı kapanmış ve çeşitli hakaretlere maruz kalmıştır. Hareket halindeki araba içerisinde şahsıma yönelik hakaretlerden sonra dikkatli olmamı, yaptıklarımdan haberdar olduklarını, beni öldüreceklerini ve evlatlarıma zarar verecekleri şeklinde bir mesaj göndererek imam kardeşimiz darp edilmeden yola bırakılmıştır.
Polise yapılan şikayet neticesinde kameralar kontrol edilmiş ve biz Trakya'nın Bekçileriyiz diyen kişilerin arandığı dile getirilmiştir.
Emniyet müdürü ve Emniyet çalışanlarına teşekkür ederken faillerin yakalanmasını Batı Trakya'da yaşayanlar adına beklediğimizi dile getirmek isterim.
Beş sene önce yakınımda çalışan bir imam tartaklanmış, bu sefer yine yakınımda çalışan bir imam tehdit, hakaretlerle korkutulmuş, bana mesajlar gönderilmiştir. Bu güne kadar açıklamadığımı açıklamakta yarar vardır. Müftülük seçiminden itibaren mektuplarla, yolda sözlü şekilde uyarılar, tehditler aldım, aldırış etmedim. Şimdi de etmiyorum. Korkacak hiçbir çalışmanın içinde olmadım, olmayacağım. Bilmeyenlere şunu da ifade edeyim. Benim ailem Yunanistan için şehit vermiş ailedir. Yunanistan'ı koruyanlar içinde biz kendimizi ispat ettik. Hemde maskeyle, eldivenlerle, plakasız minibüslerle değil, mertçe kanımızı feda ederek gösterdik. Gerektiğinde vatan müdafaası için bundan sonra da feda etmeye de hazırız. Bu uğurda azınlığımızdan birçok şehit verilmiştir. Bu gerçekler ortada iken karanlık işlerle bizleri, Azınlığı ilişkilendirmek çok acımasızca bir iftiradır.
Batı Trakya Müslüman Türküne hizmet eden imamlarımız ve azınlığın seçtiği müftüler tehdit altındadır. Bunu kamuoyuyla paylaşmakta yarar vardır. Bana ve aileme birşey olması halinde de Yunan devletinin sorumlu olacağını vurgulamak isterim.
Hiçbir azınlık mensubumuzun ve hocalarımızın tahriklere kapılmamasını ve vazifesinden feragat etmemelerini tavsiye ediyorum. Allah doğrularla beraberdir.
Ahmet METE
İskeçe Müftüsü
Yalçın BAYER
SYRİZA, Türkler ve Batı Trakya
Yunanistan'ın 'ince' engellemelerine karşı, Dışişleri kadar Gümülcineli Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu'nun da ne kadar gayret ettiğini biliriz.
