Liderimiz, Dostuk Eşitlik Barış (DEB) Partisi kurucusu, eski bağımsız milletvekili Dr. Sadık Ahmet vefatının 27. yıl dönümünde Gümülcine’de Kahveci Mezarlığı’ndaki kabri başında düzenlenen törenle anıldı.
Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği olarak Genel Başkanımız Hasan Küçük ile birlikte BTTDD Eski Genel Başkanı Necmettin Hüseyin Adaletoğlu, BTTDD İkinci Başkanı Dr. Mehmet Hasanoğlu, BTTDD Genel Sekreteri Besim İsmailbaşa, BTTDD Genel Başkan Yardımcımız Eray Bodur, BTTDD İzmir Şube Başkanı Mümin Durmuş, BTTDD Tekirdağ Temsilcileri Saadettin Mustafa, Özkan Haşim ve Rıdvan Kırhasan’dan oluşan kalabalık bir heyetle katıldık.
Merhum liderimiz Dr. Sadık Ahmet’in aramızdan ayrılışının 27. yılında anmak için düzenlenen program, İsmail Ahmet tarafından Dr. Sadık Ahmet ve tüm şehitler anısına okunan sala ve Aşr-ı Şerif' ile başladı. Devamında Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif dua yaptı.
Program akışı günün anlam ve önemine vurgu yapılan protokol konuşmaları ile devam etti.
Açılış konuşmasını Dostluk Eşitlik Barış Partisi Genel Başkanı Çiğdem Asafoğlu yaptı. Ardından sırasıyla Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif, Milliyetçi Hekimler adına Yavuzhan Baş, Türk Dünyası Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Halit Kanak, Avrupa Hür İttifakı (EFA) adına Paul Bucher, Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Genel Başkanımız Hasan Küçük, Türk Milli Birlik Hareketi Partisi Genel Başkanı Erdoğan Saraç, Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, İYİ Parti Genel Başkan Danışmanı İbrahim Alagöz, Cumhuriyet Halk Partisi Bursa Milletvekili Prof. Dr. Yüksel Özkan, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran söz alarak Batı Trakyalı soydaşlara ve diğer katılımcılara konuşma yaptılar.
Son konuşmacı olarak merhum liderimizin eşi DEB Partisi Onursal Başkanı Işık Ahmet kürsüye gelerek öncelikle merhum eşine, sonrada tüm katılımcılara teşekkür ederek kapanış konuşmasını gerçekleştirdi.
Genel Başkanımız Hasan Küçük’ün konuşmasında birlik beraberlik vurgusu yaparak “Değerli protokol üyeleri, kıymetli Batı Trakyalı hemşerilerimiz, hepinizi liderimiz Dr. Sadık Ahmet’in huzurunda saygıyla selamlıyorum.
Bugün bir yandan çok hüzünlü, bir yandan da çok anlamlı. Böyle büyük bir lidere sahip olduğumuz için ne kadar gurur duysak azdır.
Yine bir 24 Temmuz ve bizler yine burada dava şehidimiz Dr. Sadık Ahmet’i anmak için toplandık. Dr. Sadık Ahmet Batı Trakya Türk toplumu için nedir diye sorulsa? Bu konuda benim söyleyecek tek bir sözüm var.
O, Batı Trakya milli davasının birleştirici unsuru idi ve Batı Trakya Türk Azınlığını tek yürek, aynı davanın neferleri olmasının yolunu açan bir mücadele adamıydı diye tanımlarım.
Dik duruşu, kararlılığı ve yılmaz mücadelesi ile Batı Trakya Türklerine en şiddetli baskıların uygulandığı, Gümülcine ve Batı Trakya sokaklarında korku ve şiddetin kol gezdiği dönemlerde, savrulmuş Batı Trakya Türk insanını bir amaç etrafında toplamış, bir müdafa-i hukuk mücadelesine inandırmış bir liderdi.
Hiç şüphesiz bu hak ve hukuk mücadelesi, Batı Trakya Türk azınlık insanına birçok şey kazandırmıştır. Bu mücadele sonucunda azınlık insanı bazı temel vatandaşlık haklarını geri almış, Dr. Sadık Ahmet haksızlıklara karşı direnme ve örgütlenme yolunu açmış ve büyük kitlesel hareketlenmelere öncülük etmiştir. Batı Trakya Türk Azınlığının maruz kaldığı baskı ve ayrımcılıkların bütün dünyaya anlatılmasında kilit rol oynamıştır.
Ancak Dr. Sadık Ahmet’in bana göre en önemli başarısı siyasi veya toplumsal her türlü ayrılıktan, bölünmüşlükten bağımsız olarak Türk azınlığı bir dava bilincine ve legal yollarla müdafa-i hukuk amacına inandırmış olması, tek vücut olarak hareket etmesine öncülük etmiş olmasıdır.
O dönemde de, bugün de Yunan devletini en çok korkutan ve rahatsız eden; Türk azınlığın Lozan’dan ve doğduğu toprakların vatandaşı olarak en doğal yaşam hakkı olan, fakat gasp edilen haklarının arayışında birlik, beraberlik içerisinde hareket etmesidir. Bu nedenle Dr. Sadık Ahmet’in bizlere en önemli mirası bu birlik ve beraberlik ve dava bilincini aşılamış olmasıdır.
Ne acıdır ki, bugün geldiğimiz noktada dava şehidimiz Dr. Sadık Ahmet’in 27 yıl önce şehit olmasına vesile olan hak arayışındaki mücadele gerekçeleri ne ise bugün de aynı hak gaspları katmerlenerek devam ediyor.
Daha dün 4 okulumuz kapatıldı, Merhum İskeçe müftümüzün acısı bu kadar tazeyken ayak oyunlarıyla tasarlanan yasa teklifi ile müftü seçme hakkımıza müdahale edilmeye çalışılıyor, vakıf mallarımız gasp ediliyor, yönetimlerini seçme hakkımız gasp ediliyor, bugün imzalanmasının 99. Yılını kutladığımız Lozan Antlaşması gereği Batı Trakya Türk Azınlığı olarak en doğal hakkımız olan seçtiğimiz müftülerimiz tanınmıyor, eşit şartlarda demokratik temsil hakkımız elimizden alınıyor, daha bir çok şey sayabilirim ama fazla zamanınızı almak istemiyorum. Evet gördüğünüz gibi dün sorunlar veya hak arama gerekçelerimiz ne ise bugünde o. Evet bizler legal yollarla mücadelemizi sürdürecek, hak arayışımızı liderimiz Dr. Sadık Ahmet’in açtığı yoldan devam ettireceğiz. Bunu buradan bir kez daha açıkça ilan ediyorum.
İlginçtir davamızın birleştirici gücü olmuş olan Dr. Sadık Ahmet 24 Temmuz 1995’te, az önce de belirttiğim gibi Lozan Antlaşması’nın imzalandığı günde şüpheli bir kaza sonucunda şehit olmuştur. Dr. Sadık Ahmet’in ölümünü şüpheli kılan işaretler silsilesi işte bu tarihle başlamış ve kurucusu olduğu DEB Partisi Genel Merkezinden içinde kanı bulunan kaza yaptığı aracın çalınmasına kadar gelmiştir. Böylece Yunan Devleti bu toplumun hafızasından, Türk azınlık tarihinden Dr. Sadık Ahmet gibi bir milli kahramanı silebileceğini düşünmektedir. Dahası burada amaç Sadık Ahmet şahsında bu haklı ve kutlu davanın da silinmesidir. Bu nedenle iyi bilinmelidir ki Batı Trakya Türk azınlığı bir ve beraber oldukça, şehit liderimiz Dr. Sadık Ahmet’in mirasına bu dava bilincine sahip çıktıkça ne Sadık Ahmet ne de müdafa-i hukuk mücadelesi bu toplumun hafızasından da gönlünden de silinmeyecektir.
Bu vesileyle geçen hafta kaybettiğimiz İskeçe Seçilmiş Müftüsü Merhum Ahmet Mete’ye Allah’tan rahmet diliyorum, kabri nur mekanı cennet olsun. Ben bir kez daha dava şehidimiz Dr. Sadık Ahmet’i rahmet ve minnetle anıyor ve tüm Batı Trakya Türklerinin ve özellikle gençlerin Dr. Sadık Ahmet’in mücadelesini ve dava bilincini bu toplum hak ettiği yere gelene kadar örnek almalarını temenni ediyor, hepinizi saygı ve sevgi ile selamlıyorum” dedi.
Törene, Batı Trakya'dan farklı illerden seçilmiş yöneticiler, sivil toplum kuruluş başkanları ve yöneticileri, Türkiye'nin Atina Büyükelçisi Burak Özügergin, Türkiye'nin Gümülcine Başkonsolosu Murat Ömeroğlu'nun yanı sıra anavatan Türkiye'den Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran, CHP Bursa Milletvekili Prof. Dr. Yüksel Özkan ve Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygün, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, İYİ Parti Genel Başkan Danışmanı İbrahim Alagöz, Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, DP Genel Yardımcısı Faik Tuna, Bursa Kestel Belediye Başkanı Önder Tanı, İzmit Belediye Başkan Fatma Kaplan Hürriyet, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Rektörü Mümin Şahin, Seçek Azınlık Eğitim ve Kültür Derneği Başkanı Necmettin Kahya, 14 Mart Milliyetçi Hekimler Derneği yöneticileri, Türk Dünyası Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Halit Kanak, Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclis Başkanvekili Fatih Ünal, Kuzey Makedonya'dan Türk Milli Birlik Hareketi Partisi Genel Başkanı Erdoğan Saraç, Bulgaristan'dan HAK ve Özgürlükler Hareketi Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Kırcaali Belediye Başkanı Hasan Aziz, HÖH Kırcaali Milletvekilleri Bayram Bayram, Adem Şefket ve Kirkovo Belediye Başkanı Şinasi Süleyman ve Bulgaristanlı diğer misafirler de katıldı.
Yalçın BAYER
SYRİZA, Türkler ve Batı Trakya
Yunanistan'ın 'ince' engellemelerine karşı, Dışişleri kadar Gümülcineli Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu'nun da ne kadar gayret ettiğini biliriz.











