Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Genel Başkanı Av.Necmettin Hüseyin Ege ve Akdeniz de tansiyonu iyice arttıran son gelişmeler paralelinde Batı Trakya Türklerinin gündeme taşınan durumu ile ilgili açıklamalarda bulundu. .
Genel Başkan Av.Necmettin Hüseyin yaptığı açıklamada “Yunanlı siyasiler ve kendilerini şımartan Avrupa Birliği üyeleri sanırım uzun süredir görmeye alışık olmadığı gerçekçi yaklaşımlarla yüzleşmenin şaşkınlığını ve sıkıntısını yaşıyor. Bu yanlışlara son verilmelidir. Kendilerinin beklemedikleri, çalışmadıkları yerlerden gelen net çıkışlar sanırım fazlası ile şaşkınlık yarattı. Yunanlı siyasetçiler şımarıklığa son vermelidir.
İki komşu ülke arasında Ege, Kıbrıs ve Batı Trakya sorunları konuşularak çözülmeye çalışıldıkça, konuyu masada belirsizliğe itmeyi adet edinmiş olan Yunan yönetimlerinin son günlerde bu tarzı devam ettirmesi karşısında bunlara eklenen Akdeniz’deki gelişmelerle birlikte bu konular hakkında yapılan açıklamaların dozajını ve tonunun giderek yükseldiği görülmektedir. Yunanistan’ın tek taraflı oldu bittilerle, duruma fiili hal kazandırmaya çalışması, tehlikeli sulara doğru maalesef kendini ve bölgesel ilişkileri itmektedir.
Batı Trakya’da Türk köylerine tatbikat bahanesi ile asker sevketmeye kalkmaları, dirisine rahat vermek bir yana ölüsüne de rahat vermeyeceğiz deyip mezarlıklardan mesaj vermeye kalkmaları, okullarımızla ilgili kapatma kararları, medresenin diğer okullarımız gibi yönetimine müdahale ile eğitim özerkliğine karşı saldırılar, bölge halkına yönelik keyfi seyahat engellemeleri, dayanağı olmayan navtex ilanları ile başka ülkeleri ege ve akdenizde boy göstermeye davet etmesi. Mısırla yok hükmünde ve teknik olarak sonuç doğurmayacak bir anlaşma yapması. Kıbrıs konusunda garantör olmayan ülkelerden Fransa’yı Akdeniz ve Kıbrıs’a çekme girişimi ve savaş uçağını Güney Kıbrısa indirmeleri gibi Türk ve Kıbrıs halkının müsaade etmeyeceği oldu bittiler karşışısında gereken cevabın verileceğini bilerek tansiyonu yükseltiyor. Son olarak da yine Başbakan Kiriakos Miçotakis 26 Ağustos Çarşamba günü mecliste yaptığı konuşmada, Yunanistan’ın İyon denizindeki karasularını 6 milden 12 mile çıkartacağını açıkladı. Miçotakis, Yunanistan’ın İtalya ve Mısır ile yaptığı deniz anlaşmalarının mecliste gerçekleşen oylama sırasında yaptığı konuşmada önümüzdeki dönemde meclise sunulacak yasa tasarısıyla, İyon denizindeki Yunan karasularını 6 deniz milinden 12 mile çıkartacağını söyledi. Miçotakis, sözkonusu uygulamayı başka bölgelerde de hayata geçirme haklarını saklı tuttuklarını belirtti. Yunanistan büyüyor. Bunu daha önceleri başkaları da söyledi. Biz gerçekleştiriyoruz diyerek ortamı germeye devam ediyor.
Yunanistan’ın bu tahrik içeren her hareketteki yaklaşımı karşısında Batı Trakya Türkleri, garantör ülkesi Türkiye Cumhuriyetinin 97 yıl önce verilen sözünü bir kez daha kulaklarında yankılandığını duyarak huzur buldu. “Batı Trakya Türklerinin ölüsüne de, dirisine de sahip çıkacağız” diyen net tavır ile azınlığa güven sözleri devletin başı cumhurbaşkanımız tarafından dile getirildi.
Önceki gün Sayın Cumhurbaşkanı tarafından “Korkunun ecele faydası yoktur. Türkiye Karadeniz'de, Ege'de ve Akdeniz'de hakkını alacaktır. Muhataplarını kendilerine çeki düzen vermeye davet ediyoruz. Türkiye'nin sabrı sınanacak bir ülke olmadığını herkesin görmesini istiyoruz. Yaparız diyorsak yaparız ve bedelini de öderiz. Bedel ödeme pahasına karşımıza çıkmak isteyen, buyursun gelsin” demesi yanında dış işleri bakanımızında basın toplantısında yaptığı açıklamada Yunanistan'ın bugüne kadar AB'nin koşulsuz desteğiyle şımardığının beliterek “Batı Trakya Türkleri'nin kendilerini "Türk" olarak ifade etmesine Yunanistan'ın halen izin vermediğine değinerek, Uluslararası hukuka bu kadar saygılıysanız, Avrupa İnsan Hakları Mahkemeleri kararlarına rağmen, Batı Trakya Türklerinin, 'Türk' ismini kullanmalarına neden izin vermiyorsunuz? Uluslararası hukuk çağrılarını sürekli yineleyen Yunanistan'a, hangi uluslararası hukuktan bahsettiğini de sormak istiyorum. Uluslararası hukuka bu kadar saygılıysanız, Avrupa İnsan Hakları Mahkemeleri kararlarına rağmen, Batı Trakya Türklerinin, 'Türk' ismini kullanmalarına neden izin vermiyorsunuz? 15 yıl oldu bu mahkeme kararları çıkalı. AB bu konuda neden Yunanistan'a baskı yapmıyor?" diyerek adeta haksızlığı hukuksuzluğu dile getirenlere bir kez daha ayna tutmuştur.
Atina yönetimi ile 'Oruç Reis' ile başlayan ve karşılıklı hamlelerle gerilen ilişkilerde bugünde aslında sürpriz olmayan kararlı bir adımı gördük. Yunanistan’ın fütursuzca tutumu karşısında Türkiye Cumhuriyeti yeni Navtex ilan etti. Türkiye Cumhuriyeti tarafından yayınlanan Navtex'e göre Doğu Akdeniz'de 1-2 Eylül 2020 tarihlerinde iki ayrı bölgede atış eğitimi yapılacak. Yunanistan’ın fiili durum yaratma çabası bir kez daha duvara toslayacak görünen tablo budur. An itibarı ile de 'Oruç Reis' gemisi 1 Eylüle kadar çalışmalarını sürdürecek açıklaması ajanslara düştü.
Gündem hızlı ve dinamik bir süreç takip ediliyor. Bizler daha öncede belirtildiği gibi olayları dikkatle izliyor ve irdeliyoruz. Gerginlik komşu iki ülkenin halkının da arzusu olamaz. Hele hele bizlerin azınlık olarak isteyeceği en son şeydir. Diyalog yollarını kapatan Yunan yönetimine bu yolların şiddetle açmasını tavsiye ediyoruz. Akdeniz de, Ege de bir kazanç olacaksa birlikte kazanım olacaktır. Komsunuz olan ülkeyle birlikte hareket ederek kazanç sağlanabilir. Farklı yollara girmenin sonu hiç kimseye kazanç sağlamaz.
Bizler Batı Trakya Türklerine de yapılan yine, 97 yıldır olduğu gibi eziyet etme ve fatura kesme çabasıdır. Yunanistanın azınlık konusunda politikalarındaki çürümüşlük ve kokuşmuşluk herkesi mutsuz ve huzursuz etmeye devam etmektedir. Bıçağın kemiğe dayandığı anlar da bir toplumun hakkı ve hukukunu elde etme adına direnişi ve şahlanışı kaçınılmazdır. Bizler haklarımızın takipçisi ve sonuna kadarda gasp edilen haklarımızın geri alınması adına mücadelesini yapma kararlılığındayız. Bizim doğduğumuz topraklardaki Türklük mücadelesindeki dik duruşumuzdan asla ödün vermeyeceğimiz kesindir. Bizler milletimiz ve devletimizle mücadelede bir bütün olarak varız. Bunları görmek istemeyenlere tarafımdan da bir kez daha hatırlatma gereği hissedilmiştir.
Siyaset ve partiler üstü bir kurumun başında olduğumu bilerek ve yürüttüğümüz mücadelenin bir dava mücadelesi olduğunu unutmadan olayın ciddiyetini bilerek dikkatli değerlendirmekler yapmak gerekmektedir. Aklıselimin galip gelmesi umuduyla diyalog yollarının bir an önce gerçekçi ve çözüm odaklı yaklaşımlar elde etmek üzere açılmasını diliyorum" dedi.
Yalçın BAYER
SYRİZA, Türkler ve Batı Trakya
Yunanistan'ın 'ince' engellemelerine karşı, Dışişleri kadar Gümülcineli Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu'nun da ne kadar gayret ettiğini biliriz.
